beslenme olarak etiketli yazılar

Kaslar için gerekli Besinler

Siyah fasulye

Siyah fasulye, B, C, K ve A vitaminleri açısından zengin, doymuş yağ asitleri bakımından ise fakirdir. Yüksek kalitede protein içerdiğinden kaslar için gereklidir.

Yoğurt

Kalsiyum ve D vitamini deposu yoğurt, kasların gelişimi ve sindirimin düzenlenmesi için oldukça faydalıdır.

Midye

Düşük yağ ve yüksek protein oranıyla midye kas yapmayı hedefleyenler için ideal bir besin. Ayrıca içeriğindeki B12 ve selenyum, aktif bir hayat süren insanlar için çok önemlidir.

Köy peyniri

Az yağlı köy peyniri yüksek kalitede protein içerir. Atıştırmalık olarak istediğiniz zaman tüketebilirsiniz.

Zeytinyağı

Zeytinyağı doymamış yağ asitleri ve omega-3 kaynağıdır. Bu yağlar kalbimizin sağlıklı kalmasını sağlar. Ayrıca kas ağrısına iyi gelir ve tedavi edici özelliği vardır.

Elma

Elma mükemmel bir karbonhidrat ve lif deposudur. Kas yapmaya kendinizi adadıysanız çantanızda her gün 1 elma mutlaka bulundurmanızı öneririz.

Mercimek

Oldukça besleyici bir bakliyat olan mercimek, lif ve mineral açısından çok zengindir. Oldukça yapan yakılan mercimek, spor esnasında enerji sağlar ve kaybolan besin değerlerini vücudunuza geri kazandırır.

İstiridye

Çinko açısından zengin istiridye, testosteron seviyesini yükseltir. Ayrıca protein deposu olması sebebiyle kas gelişimi için ideal bir yiyecektir.

Yumurta

Her bir yumurtada 7-8 gram protein bulunur. Kas gelişimi için dilediğiniz şekilde pişirerek tüketebilirsiniz.

Yulaf

Kahvaltıda bir kase yulaf ezmesi yiyerek kendinizi kas gelişimi için uygun beslenme düzenine sokabilirsiniz.

www.vadidekizambak.net

besinleri pişirirken dikkat edilmesi gerekenler

* Meyve ve sebzeleri bol su ile (sabun değil) yıkayın.

* Marul, lahana gibi sebzelerin en dış yapraklarını kötü olmasalar da atın, iç yapraklarda ise bereli olanları atın.

* Kabuk altında bulunan değerli besin öğelerini kaybetmemek için havuç, patates gibi sebzeleri hafifçe kazıyın. Kabuklarıyla yenebilenleri fırça ile temizleyin.

* Dondurma işlemi gıdaların besleyici değerini en iyi koruyan yöntemlerden biridir. Ancak çözdürme işlemi uygun koşullarda yapılmalıdır.

* Donmuş gıdaları doğrudan pişirmeye çalışın. Çözdürme gerekiyorsa buzdolabında, mikrodalga fırında veya naylon torba içinde soğuk suda bekleterek çözündürün.

* Bir kez çözdürülmüş gıdaları tekrar dondurmayın.

* Çözünmüş etin sızma suyunun mutfak bankosuna ve çiğ tüketilecek gıdalara temas etmemesine özen gösterin.

* Gıdalarda gözle görülen çürümüş ve küflenmiş kısımlar uzaklaştırılmalı. Eğer bu kısımlar çok fazla ise gıdayı atmalısınız.

* Puding, kek gibi toz karışımların hazırlanması sırasında gerekli olan süt, krema, yumurta gibi gıdaların hazırlık aşamasından az önce buzdolabından çıkarılması gerekir. Bunları oda sıcaklığına ulaştıktan sonra kullanmalısınız.

* Gıdaların son kullanma tarihleri görülmüyorsa mutlaka yetkililere danışın.

* Çiğ ve pişmiş gıdaların mutfakta birbirleriyle teması önlenmeli.

* Pişmiş yemeklerin en fazla iki saat içerisinde buzdolabına kaldırılımasına özen gösterin.

* Yemeklerin tekrar ısıtılması durumunda yalnızca yenilecek kadar miktarın ısıtılmasına dikkat edilmeli.

Besinlerin Saklanması

Gıdaları satın alırken, hazırlarken ve saklarken dikkat etmemiz gereken noktaların temel olarak üç amacı var: Bunlardan ilki gıdaların mikrobiyolojik açıdan güvenli olmalarını sağlamak, ikincisi besleyici değerlerini korumak ve artırmak. Üçüncüsü ise tüketinceye kadar gıdaları taze ve duyusal kaliteleri bozulmadan saklayabilmek. Bir gıdanın bozulması gözle görülmeden veya tadı kötüleşmeden çok önce başlayabilir. Gözle görülür ve görülmez şekilde, gıdaların bozulmasıyla vücuda giren mikroorganizmaların (bakteriler) ve toksik maddelerin (zehirler) fazla alımı ani hastalıklara zemin hazırlar. Bu bakterilerin az, ancak sürekli olarak alınması ise vücutta birikerek yıllar sonra kanser gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Gıdaların bozulmasını önlemek, besleyici değerlerini kaybetmemelerini sağlamak ve lezzet, tat gibi duyusal özelliklerini en iyi şekilde koruyabilmek için aşağıdaki kurallara mutlaka uyulması gerekiyor.

Saklarken
* Buzdolabında gıdalarımızı taze ve güvenli şekilde saklayabiliriz. Buzdolabı koşulları gıdanın tazeliğini korurken çoğu bakterinin de gelişmesini engeller. Böylece gıdanın bozulmasını yavaşlatır. Ancak her gıdanın buzdolabında taze kalma süresi ile ilgili sınırlamalar vardır. Örneğin kremalı pasta, sütlü tatlılar buzdolabında iki gün durabilir, kek ise mutfak dolabında iki gün saklanır.

* Her şeyden önce saklama koşulları ambalajlı gıdalarda ambalaj açıldıktan sonra değişir. Açılan ambalaj mümkün olduğunca hava ve ışık ile temas etmeyecek şekilde korunmalıdır. Paketlerin ağzının kıvrılması çoğu zaman yeterli değildir. Tel klips ile kapatılması daha uygundur.

* Buzdolabında kokusu ve görünüşü değişmiş ve kötü olan gıdalar tadılmadan atılmalıdır.

* Buzdolabınızın sıcaklığı 4 C olmalıdır. Bunu bir termometre ile belirli aralıklarla kontrol etmemiz gerekir. Bu kontrol yaz ve kış mevsiminde de önemlidir. Örneğin yazın 4 C’ye ayarladığınız buzdolabınızda kış geldiğinde bu ayarlamayı yeniden yapmanız gerekecektir. Aksi takdirde marulunuz veya sütünüz donar.

* Buzdolabınızı çok doldurmayıp havanın içeride dolaşmasını sağlamalısınız.

* Ambalajlı gıdaların üzerinde yazan, üretici tarafından önerilen saklama koşullarına uyulmalıdır. Örneğin poşetli kuru toz gıdaların (nişasta, puding, kabartma tozu) buzdolabı dışında kuru ve serin yerde saklanması uygundur.

* Et, yenecek miktarlara ayrılıp yağlı kağıtlara sarılarak ve mümkün olduğunca yassı, inceltilmiş şekil verilerek buzlukta veya derin dondurucuda saklanmalıdır.

* Balık, temizlendikten sonra yağlı kağıda sarılıp buzlukta saklanabilir.

* Yumurta, yıkanmadan kuru olarak, varsa karton kutusunda saklanmalıdır.

* Yoğurt, salça gibi ambalajlı gıdalar açıldıktan sonra üstleri streçlenerek muhafaza edilmelidir. Vakumlu paketlenmiş salam, sosis gibi gıdalar da açıldıktan sonra temiz kağıtlara sarılıp buzdolabında birkaç gün tutulabilir. Daha fazla bekletilecekse buzluğa veya dondurucu kısma kaldırılmalıdır.

* Peynir, yenilecek porsiyonlara ayrıldıktan sonra kağıtlara sarılıp buzdolabının en soğuk yerinde saklanmalıdır. Bu yer çoğu buzdolabında en üst raftır.

* Ekmek, naylon torba içinde saklanabilir. Ancak iki günden daha uzun süre bekleyecekse buzlukta donmuş olarak saklanmalıdır.

* Gıdalar başka amaçlar için yapılmış plastik kaplarda saklanmamalıdır. Örneğin boş deterjan kutusuna gıda konmamalıdır. Gıdaların saklanmasında en ideali cam kaplardır.

* Elektrik kesintileri sırasında buzdolabının kapağı gerekmedikçe açılmamalıdır. Buzluktaki gıdaların bir araya getirilerek grup yapılması; soğuk havanın daha iyi korunması açısından önemlidir. Çözülürken suyu akabilecek gıdaların suyunun dolaptaki diğer gıdalara bulaşmaması için önlem alınmalıdır.

* Uzun süreli elektrik kesintisinden sonra, tamamen çözünmüş gıdalar tekrar dondurulmadan pişirilmelidir. Pişirilmeyecek gıdalar ise atılmalıdır.

www.vadidekizambak.net

Süt Hakkında Bilgiler

Süt ve süt ürünleri de oldukça hassas besin grubudur. Herhangi bir nedenle bekletilmiş süt yeniden kaynatılır, kesilme belirtisi görülmez ise yoğurt yapımında değerlendirilir. Kesilme belirtileri görülürse kaynatmaya devam edilerek, bir miktar limon tuzu veya limon suyu karıştırarak lor peyniri yapılabilir. Fazla ekşi tadı olan yoğurt bozuk olabilir. Bu durumda uygun bez torbadan süzülerek süzme yoğurt haline getirilebilir. Teneke peynirlerin, alış tarihine göre en az iki aylık en çok altı aylık olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Açılan tenekeler buzdolabında ağzı herhangi bir şekilde sıkıca kapalı olacak şekilde tutulmalı ve suyu asla boşaltılmadan saklanmalıdır. Kaymak çok duyarlı olduğundan kullanılacağı güne ait olan veya buzdolabında en fazla 2 gün saklanmış olan kaymaklar kullanılabilir.

www.vadidekizambak.net

Besinlerin Saklanması

Yemeklik kıyma, balık, mayonez ve karışımları, hazır kremalı pastalar ve diğer duyarlı besin maddeleri oda sıcaklığında bekletilmemelidir. Bu yiyecek gruplarının buzdolabında tutulma süreleri de sınırlıdır.
Yemeklerin pişirilmesinde ocak, sonuna kadar değil, içindekileri kaynatacak sıcaklığa kadar açılır. Aksine , fazla alev sıcaklığın artmasına değil, suyun daha çok buharlaşmasına neden olur ve enerji israfı söz konusu olur.
Miktarı fazla olarak pişirilen yemeğin saklanması, soğutucu kullanılsa bile problem olabilmektedir. Çözüm olarak ara sıra yemeği iyice kaynatarak tazeleme yapmaktır. Aksine kısa süreli ve yetersiz ısıtma bozulmasını hızlandırabilir.
Salatalar,sağlıklı beslenme için çok önemlidir. Yenileceği zaman , sebzelerin çok ince olmayacak şekilde doğranarak hazırlanmalıdır. Salata malzemesi, özelliklerine göre yıkanmalı ve mümkünse dezenfekte edilmelidir.
Baharatlar içinde birçoğu oda sıcaklığında uçucu ve koku verici maddelerini kısmen kaybedebilir. Nane, kekik, karabiber, yenibahar bu şekildedir. Kahve gibi çekilmiş halde olanları ise oda sıcaklığında hızlı bozulmaya uğrar. Mesela , bir haftada adeta kokuşur. Bu baharatlar (kahve dahil) mümkünse buzdolabında saklanmalıdır. Karabiber ve yenibahar kullanılacağı zaman küçük, el değirmenlerinde çekilirse daha etkili ve hoş kokar.
Besinlerin her an taze kalması üzerinde ne kadar durulsa azdır. Ekmek , somun halinde ise, dışı pişme ve yüksek sıcaklığa maruz kalmasından dolayı steril hale gelmiştir ama iç kısımları henüz tam steril olmadığından zamanla ve dış koşulların etkileriyle küflenebilir. Bu tip ekmekler, tercihen iki gün içinde tüketilmelidir. Zorunlu hallerde, polietilen torbaya konularak ağzı bağlanır ve buzdolabında bir süre daha saklanabilir. Bayatlamak üzere olan ekmekler tatlı yapılarak, kızartarak veya daha başka buna benzer şekillerde değerlendirilerek kullanılabilinirler.

İlginc meyveler

Çoğumuzun adını bile bilmediğimiz o kadar çok meyveler varki.
İşte bunlardan bazıları:
Pitaya: Başka bir adıyla ejderha meyvesi. Sırf görüntüsü için satın alınabilecek bu meyvenin tadı kiviye ya da kavuna benziyor.
Boynuzlu Kavun: Bu meyve kiwano olarak da biliniyor. Tadı salatalık, kabak, muz, limon arasında diye tarif ediliyor ve eğer çok ararsanız Alanya kavunu diye bulmak mümkün.
Mucize Meyve: Bu meyveye mucize denmesinin gerçek bir sebebi var. Bu meyveyi yedikten sonra belli bir süre için arkasından acı, ekşi ne yerseniz tatlı olarak algılıyorsunuz.
Ekmek Meyvesi: Hint Okyanusu adalarında yetişen ekmek ağacının meyvesi nişasta bakımından o kadar zengin ki ekmek niyetine yeniyor. Ağaçta yetişen patates gibi bir şey olduğunu düşünülüyor.